(0222) 335 0580 / 5862 Çocuk Üniversitesi Sekreterliği

Basında Çocuk Üniversitesi (Porsuk Ekspres)

<<< Haberler Sayfası


Anadolu Üniversitesi bünyesinde kurulan "Çocuk Üniversitesi" sayesinde çocuklar küçük yaşta üniversite ortamıyla tanışıyor.

Anadolu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından hayata geçirilen "Çocuk Üniversitesi" 7-17 yaş arasında yer alan çocukları bilimsel ve özgür düşünceyle tanıştırıyor. Üniversite ortamında, ilgi duydukları alanlarla ilgili ilk bilgilerini yetkin isimlerden yani bilginin üreticilerinden alan çocuklar ayrıca programlar sayesinde kendilerini tanıyarak, meslek seçiminde doğru karar verebilme imkanı buluyor. Porsuk Ekspres muhabirinin Çocuk Üniversitesi hakkındaki sorularını yanıtlayan Çocuk Üniversitesi Müdürü Prof. Dr. Ertuğrul Yörükoğulları, "Çocuk Üniversitesi, dünyada 2000'li yıllarda yaygınlaşmaya başladı. 2002'de Tubingen Üniversitesi'nde ilk olarak hayata geçirildi sonra hızla Avrupa ülkelerine yayıldı. Amerika ve Orta Avrupa'da oldukça yaygın. Şuanda yaklaşık 100 ülkede 200'e yakın üniversitede yürütülüyor" diyor.


 

"ARTIK BÜTÜN ÇOCUKLAR ÜNİVERSİTE MEZUNU OLACAK!"

Amaçlarının çocukları küçük yaşta üniversite ortamına alıştırmak ve çocukların özgür düşünce ile bilimsel araştırma kültürünü almasını sağlamak olduğunu kaydeden Yörükoğulları, "Üniversitemiz, 7-17 yaş arasındaki çocuklardan oluşuyor. Yaz programlarından en büyük fark, eğitimin üniversite ortamında yapılması. Hocalar gönüllü olarak ders veriyor. Buraya gelen çocuk üniversitedeki ortamın aynısını yaşıyor. Kıyafetinden ders alma şekline kadar herşey üniversite öğrencileri ile aynı" diye konuşuyor. Yörükoğulları, programa katılan çocuklara mezuniyet belgesi ve sertifika verildiğini kaydederek sözlerini şöyle sürdürüyor: "Çocuğun yetişmesinde en önemli faktör çevredir. Bizde dehaların yetişmesi için uygun çevreyi yaratmaya çalışıyoruz. Çocuk burada özgür bir ortamda hocasıyla karşılıklı etkileşebiliyor. Programın sonunda mezunlara diploma veriliyor. Diplomalarını rektörün elinden alıyorlar. Hedefimiz programın bütün üniversitelerde yaygınlaşması ve bütün çocukların üniversite mezunu olması."


 

"BİLİMİN EĞLENCELİ YÜZÜYLE TANIŞIYORLAR"

Programlara katılan çocukların bilimin eğlenceli yüzüyle tanıştığını dile getiren Yörükoğulları sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuklar burada bilgiyi üretenlerden almış oluyorlar. Herşey oyun üzerine kurulu şekilde anlatılıyor. Mesela nanoteknoloji gibi bir konuda ilk elden hem de anlayabileceği şekilde bilgi alıyor. Bazı projelerde yer alıyorlar. Bilimsel düşünmeyi ve araştırma yapmayı öğreniyorlar. Yaratıcılıkları gelişiyor ve inovatif yetenekleri artıyor."

 

"Çocukların burada aldığı eğtim onları hem üniversiteye gitme konusunda heveslendiriyor hem de bilinçli bir tercih yapmalarına olanak tanıyor" diyen Yörükoğulları, "İnsan sevmediği bir mesleği seçerse başarılı ve mutlu olamıyor.Hangi alanda yetenekli ve hangi işi yaparken mutlu bunu öğreniyor. Üstelik bunu usta-çırak ilişkisi içerisinde öğreniyor. Erken yaşta bilimsel araştırmayı öğrenmek, mantığını kavramak gerçekten çok önemli" şeklinde konuşuyor.


 

"NOBELLİ BİLİM İNSANI YETİŞTİRMENİN TEK YOLU"

Yörükoğulları, dünya çapında tanınan önemli işlere imza atmış bilim insanı yetiştirmenin tek yolunun eğitimin erken yaşlarda başlaması olduğunu kaydediyor. Nobel Ödülü alabilecek bir bilim insanı yetiştirmek için çocuklara yatırım yapılması gerektiğini dile getiren Yörükoğulları, "En önemli hazinemiz, çocuklarımız. Erken yaşta onlara bilimsel araştırmayı ve özgür düşünceyi aşılayamazsak ileriki yaşlarda bunları sindirmesi çok zor. Küçüklüğünden beri belirli konularda kafa yormaya alışmış biri şüphesiz ki ileride bunu yapmayanlara göre çok daha başarılı olacaktır" diyor.


 

"REKABET DEĞİL MERAK ÖN PLANDA"

Programa katılan çocukların oldukça ilgili olduklarını kaydeden Yörükoğulları, çocukları istedikleri programa alırken sınav veya mülakattan geçirmediklerini belirtiyor. "Burada rekabet değil merak ön planda" diye konuşan Yörükoğulları sözlerini şöyle sürdürüyor: "Burada yarış ön planda değil. Çoçuklar 300 dille doğuyor ama yanlış eğitim veya eğitimsizlik nedeniyle bir dile düşüyor. Biz burada mümkün olduğu kadar çok yeteneğini muhafaza etmesine yardımcı oluyoruz. Çocuğun gözlerini açıyoruz, hayatını değiştiriyoruz. İlgili olduğu alanda kendisini geliştirmesine yardımcı oluyoruz. İlgisini körüklüyoruz."

 

Programa katılan çocukların dersleri bir saat bile aksatmadığını kaydeden Yörükoğulları, "Çocuklar yakından ilgili. Sorular soruyorlar, öğreniyorlar. Bir süre sonra velilerine birşeyler öğretmeye başlıyorlar. Birçok veli (Bizim için böyle bir kurs yok mu?) diye soruyor" şeklinde konuşuyor.


 

"SOSYAL İLİŞKİLERİ GELİŞİYOR"

Yörükoğulları, iyi bilim insanları yetiştirmenin yanında sosyal ilişkileri iyi olan bireyler yetiştirmenin de önemli olduğunu vurgulayarak, "Çok iyi bir bilim adamı olabilirsiniz ama çok iyi sosyal ilişkileriniz, ekip çalışmasına yatkın olmayabilirsiniz. Bilim insanlığının yanında çok iyi bir sosyal iletişim yeteneğine de sahip olmanız gerekiyor yoksa çok başarılı olamazsınız" diyor. Yörükoğulları programlarda uygulanan proje ve ekip çalışmalarıyla çocukların sosyal yönlerinin de geliştirildiğini ifade ediyor.

 

"YAŞAM BOYU EĞİTİM"

Anadolu Üniversitesi'nin sloganı olan "Yaşam boyu eğitim" sözünün Çocuk Üniversitesi'ne de ilham kaynağı olduğunu belirten Yörükoğulları, "Yaşam boyu eğitim dediğimizde 7 den 70'e herkesin, her yaşta eğitime ulaşabilmesini kastediyoruz. Üçünçü kuşak üniversite dediğimizde artık toplumun tamamına hizmet veren üniversitelerden bahsediyoruz. Birinci kuşak üniversiteler eğitim hizmeti ağırlıklıydı ikinci kuşakta buna araştırma eklendi üçünçü kuşakta ise artık topluma hizmet faktörü de devreye girdi. Bütün bir toplum vergi verdiğine göre toplumun bütün kesimlerine hizmet etmek zorundayız" diyor. Kayıtların Anadolu Üniversitesi resmi internet sitesi üzerinden yapılabildiğini söyleyen Yörükoğulları, bu yıl açılacak 50'ye yakın programa bini aşkın çocuğun katılmasını beklediklerini ifade ediyor.

Sayfa Başına Git